Dolar 43,7076
Euro 51,8295
Altın 7.017,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tokat 20°C
Çok Bulutlu
Tokat
20°C
Çok Bulutlu
Sal 15°C
Çar 12°C
Per 9°C
Cum 14°C

İstanbul’un manevi fatihi: Akşemseddin

İstanbul’un manevi fatihi Akşemseddin’in hayatı, Akşemseddin’in İstanbul fethindeki rolü, Akşemseddin’in kabri nerededir?

İstanbul’un manevi fatihi: Akşemseddin
REKLAM ALANI
16.02.2026 14:26 | Son Güncellenme: 16.02.2026 20:48
4

“O BENİM MANEVİ HOCAMDIR, İSTANBUL’UN MANEVİ FATİHİDİR.” (Fatih Sultan Mehmed Han)

AKŞEMSEDDİN

ARA REKLAM ALANI

Asıl adı Şemseddin Muhammed b. Hamza olan ve Akşeyh olarak tanınan Akşemseddin, 1390’da Şam’da doğdu.
Kur’an’ı ezberleyip dinî tahsil gördükten sonra Osmancık Medresesi’ne müderris oldu.
Tıp tahsili görerek “tabîb-i ebdân” ünvanını aldı ve devrin en iyi hekimi olarak şöhret buldu.
Tıp tarihinde ilk defa mikrop meselesini ortaya atarak hastalıkların bu yolla bulaştığı fikrini öne sürdü.
Rüyasında boynundaki zinciri Hacı Bayram’ın elinde görünce Ankara’ya gidip ona intisap etti.
Şeyhinin vefatından sonra irşad makamına geçti, Hacı Bayram’ın II. Murad’la münasebetleri vesilesiyle oğlu II. Mehmed ile tanıştı.
İstanbul kuşatmasına müridleriyle katılıp ordunun askerî ve mânevî gücünü yükseltti.
Ayasofya’da ilk hutbeyi okudu ve sahâbeden Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrini keşfetti.
1459 yılında, hayatının son yıllarını halkı irşad ederek geçirdiği Bolu’nun Göynük ilçesinde vefat etti.

BAZI ESERLERİ

Risâletü’n-Nûriyye: Hacı Bayrâm-ı Velî ve dervişlerini savunma maksadıyla yazmıştır.

Def’u Metâ’ini’s-Sûfiyye: Muhyiddin İbnü’l-Arabî ve benzeri bazı mutasavvıfların küfür ve ilhâdla itham edilmelerini reddetmek için kaleme almıştır.

Makâmât-ı Evliyâ: Mürşid, makâm-ı velâyet gibi tasavvufî konuları işleyen Türkçe eseridir.

Kaynak: Diyanet Haber

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.