Dolar 43,4707
Euro 51,2523
Altın 6.505,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tokat 13°C
Yağmurlu
Tokat
13°C
Yağmurlu
Sal 6°C
Çar 7°C
Per 11°C
Cum 10°C

Hz. Peygamber’in Vefatından Önce İslâmiyetin Genişleme Durumu

Medine’ye hicretten Mekke’nin Fethi’ne kadar İslam hakimiyeti nasıl genişlemiştir?

Hz. Peygamber’in Vefatından Önce İslâmiyetin Genişleme Durumu
REKLAM ALANI
03.01.2026 05:00 | Son Güncellenme: 03.01.2026 23:45
32

Hicretin 1. yılından itibaren, özellikle kabile bazında İslâm’a katılımlarla, tertiplenen gazveler ve sevkedilen seriyyeler, merhale merhale İslâm toplumunun hakimiyet alanını genişletmiştir. Bedir Savaşı’na kadar gerçekleştirilen gazveler ve seriyyelerle Müslümanlar Medine ve çevresinde, Medine’den Kızıldeniz’e kadar uzanan topraklarda hakimiyet sağlamışlardır. Bedir Savaşı ile Hendek Savaşı arasındaki gelişmelerle hakimiyet alanı Mekke yakınlarına kadar uzanmış, Müslümanlar Hicaz’da en büyük askerî ve toplumsal güç olduklarını kanıtlamışlardır. Bu safhada Yahudiler Medine’den çıkarılmışlardır. Hendek Savaşı’ndan sonra Beni’l-Mustalik’in itaat altına alınmasıyla Hicaz’ın doğusuna, yani Necid içlerine, ardından Hayber’in Fethi’yle de Medine’nin kuzeyine doğru hakimiyet alanı genişlemiştir.

Hicretin 8. yılında Mekke’nin Fethi’yle yarımada sakinleri İslâm’a hızlı bir şekilde katılmaya başlamışlardır. Tebük Seferi ile Arabistan’ın kuzeyindeki Hristiyan Arapların ve Yahudilerin oturduğu bölgelerin Medine’ye bağlılığı sağlanmıştır.

ARA REKLAM ALANI

Hz. Peygamber’in, hakimiyeti sağlamak için Arap yarımadasının her yerine askeri birlik göndermesi gerekmemiştir. Hicretin 9. ve 10. yılında Medine’ye yarımadanın çeşitli bölgelerinden heyetlerin gelmesiyle birlikte, o ana kadar hakimiyetin uzanmadığı bölgeler, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ya peygamberliğini, ya da hâkimiyet ve zaferini kabul etmiştir. Medine’ye gelen heyetler arasında bulunan Kinde, Murâd ve Hemdân gibi güçlü kabilelerin İslâmiyeti kabulü ile Yemen; Ezd kabilesinin kabulü ile Umman; Abdülkays, Temîm ve Esed kabilelerinin kabulü ile doğu ve orta Arabistan İslam topraklarına katılmıştır. Çünkü kabilelerin İslâmiyeti kabul etmeleri, zekat vermeleri ve diğer bazı mükellefiyetleri yerine getirmeleri, Medine devletine bağlılıklarını göstermek için kafi geliyordu. Bu yerlerle Hz. Peygamber muntazam ilişkiler kuruyor, valiler, öğretmenler ve vergi memurları tayin ediyordu.

Kaynak: Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı – Prof. Dr. İbrahim Sarıçam

Kaynak: Diyanet Haber

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.